CERN DENEYLERİNDEN KUANTUM FİZİĞİNEHızlı Okuma makale veritabanımızdan rastgele alınmıştır...

Bilim insanları neler karıştırıyorlar, dünyanın sonu geldi mi? Kuantum fiziği nedir, ne işe yarar? Zamanda yolculuk mümkün mü? Kaç boyut var? Hepsi bu yazıda!

Geçtiğimiz haftalarda İsviçre’deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde (CERN) ilk büyük proton çarpıştırma deneyi başarıyla gerçekleşti. Deney sonuçlarının ortaya çıkması zaman alacak. Konuyla ilgili internette çıkan haber ve yorumlara göz gezdirdim. Ne yazık ki yorumların çoğu ya olumsuzdu ya da komplo teorileri içeriyordu. Kimi Allah’ın işine karışılmaması gerektiğini söylerken kimi de deneyin faydalarının Avrupalılarca paylaşılacağını fakat bize bir şey koklatmayacaklarını iddia ediyordu. En sık yapılan yorumlardan biri bilim adamlarının dünyanın sonunu getirecekleri yönündeydi. Şu, deney sırasında oluşabilecek bir kara deliğin dünyayı yutması meselesi. Hatta deneyde görevli Kabalacı bilim adamları olduğunu ve bunların asıl amaçlarının bilimi küçük düşürüp insanları Kabala’ya yöneltmek olduğunu iddia eden bir komplo teorisi bile vardı. Zaten artık hangi konuda komplo teorisi üretilmiyor ki. Önümüz arkamız sağımız solumuz komplo! Yarı cahil insanları yönlendirmek için mükemmel bir silah. Ne kadar etkili olduğunu anlayabilmek için Nazilerin Soykırım’ı gerçekleştirirken kullandıkları komplo teorilerine bakmak yeterli. Koca bir toplum nasıl zıvanadan çıkarılabilir sorusunun cevabıdır komplo teorisi. Maalesef bu aralar pek revaçta ama bu ayrı bir yazı konusu.

Tekrar deney yorumlarına dönersek, bilim insanlarına güvenmeyen ama onların buluşlarını hayatın her alanında kullanan insanların hayatından bu buluşları çıkarsak ne yaparlardı acaba diye merak etmekten kendimi alamıyorum. Bilimin evrenselliğini anlamayan, onun dininin, milliyetinin olamayacağını çünkü ulaştığı bilgilerin er geç tüm insanları etkileyeceğini, bütün insanlığa faydalı olacağını anlayamayan insanlara şaşıyorum.

KUANTUM (PARÇACIK) FİZİĞİ

CERN’deki deneylerle neler amaçlanıyor? Bu deneyler esas olarak kuantum (Latince=tanecik) fiziğinde varlığı teorik olarak kabul edilen fakat bugüne kadar gözlemlenememiş bazı parçacıkların gözlemlenebilmesi (daha doğrusu ölçülebilmesi) için yapılıyor. Deney sonuçlarına göre bazı teoriler kabul edilecek, belki bazıları da geçerliliğini yitirecek. Yani konumuz parçacık fiziği. Öylesine büyülü bir dünya ki bu. Atomaltı dünyasının nesnelerine yani atomdan küçük nesnelere parçacık deniyor. Bildiğimiz en eskileri bize okulda öğretilen proton, nötron ve elektron. Fakat artık bunları oluşturan daha küçük parçalar olduğu kabul ediliyor, bunlara quark deniyor. Ayrıca madde olmayan şeylerin, enerjilerin, dalga boylarının da en küçük temel taşları olan çok çeşitli parçacıklar var. Örneğin ışığınkine foton deniyor. İlginç olan, bu parçacıkların bildiğimiz fizik kurallarına uymaması, zaman zaman onları ihlal edebilmesi. Bu tuhaf yaratıklar ışıktan hızlı gidebiliyorlar, zamanda yolculuk edebiliyorlar, aynı anda iki yerde, hatta birçok yerde olabiliyorlar.

Bu yüzden onları inceleyen ayrı bir fizik dalı var: kuantum fiziği. Bu dalda elde edilen sonuçlar bilimin tüm alanlarını ve felsefeyi etkiliyor, yeni bir anlayış getiriyor. Çünkü bu deneylerde deneyi yapanın niyetinin ve düşüncelerinin deney sonucunu etkilediği ortaya çıkıyor, bu da düşüncenin maddeyi etkilediği sonucunu doğuruyor. Tüm dünyayı kasıp kavuran Secret (Sır) gibi kitaplar bu anlayıştan doğuyor. Bu yüzden CERN deneyleri ilk bakışta yalnızca bir grup bilim insanını ilgilendirir gibi görünse de, aslında tüm insanlığı ilgilendiriyor. Bu konuyla ilgilenmek isteyenlere, gözleri haricinde hiçbir yerini oynatamadığı halde özel bir bilgisayar yardımıyla iletişim kurabilen, buna karşılık en zor bilimsel konuları çok kolay anlaşılır bir biçimde anlatan çağımızın büyük dehası Stephen Hawking’in kitaplarını hararetle tavsiye ederim. Kuantum fiziği ve ondan doğan kuantum felsefesi tarih boyunca rekabet etmiş olan din ve bilimi de birbirlerine yaklaştırıyor, düşüncenin maddeyi etkileyebildiğinin ortaya çıkması düşüncenin yoğun bir şekli olan inancı önemli kılıyor, duayı fiziksel dünyada bir güç haline getiriyor. Öte yandan bilimi de Tanrı’yı daha iyi anlamanın yollarından biri haline getiriyor.


Okuma hızınızı ölçmek için "BAŞLAT" düğmesine tıkladıktan sonra metni okumaya başlayın.
Okumayı bitirdiğinizde "BİTİR" düğmesine tıklayın.